19 Nisan 2012 Perşembe

BLOGGER ANNELER HEDİYELEŞMESİ

Blogger anneler kendi aralarında hediyeleşmişti hepimizin haberi vardır.İşte bu eşleşmede bana içimden geldiği gibi blogun tatlı sahibesi tatlı Esra'nın annesi sevgili Havva çıkmıştı.Aramızda bir mail karmaşası yaşansada zorla birbirimize adresimizi ulaştırsakda sonuçta hediyelerimiz geldi.Ben ancak bugün alabildim hediyemi.
Her biri ayrı güzel Duruyu ve beni ayrı ayrı düşünüp hazırlamış Havvacım paketimizi.Benim için güzel bir çerçeveye el emeğini koymuş.Çok ama çok beğendim eline sağlık canım.Ayrıca yine benim için güzel bir kitap kızım için de iki güzel kitap koymuş.Duru çok beğendi hemen inceledi.Buradan sevgili Havvaya çok teşekkür ediyorum.Bu güzel etkinlik sayesinde birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı bulduk.Seni tanıdığıma çok sevindim canım.Özenli hediyelerini severek kullanıcam ve Esrayı ve seni hatırlayacağım.İşte uzaklar İstanbuldan gelen hediyelerimiz.








12 Nisan 2012 Perşembe

FIRIN SÜTLAÇ


Tamam dikkat etmeye başlamış olabilirim ama bu tatlı yemiyeceğim anlamına gelmez değil mi? Hemde fırında fazlaca yanmış sütlaca hiç hayır dermiyim.Tabi fırınımda biraz cins bazı yerlerin fazla yanması bundan.İşte Edaca bir tarif.Birçok tarifi deneyip kendimce yorumlayıp bu tarifi çıkardım ortaya, çok da severek yiyoruz biz ailecek.İşte tarifi:

malzemeler

4 yemek kaşığı pirinç
1 lt süt
2 yemek kaşığı mısır nişastası
1 paket vanilya
1 yumurta sarısı
bir buçuk su bardağı şeker
 alüminyum sütlaç kabı

yapılışı: 1lt süt ve bir buçuk su bardağı toz şeker pişirilir.bir kasede mısır nişastası azıcık su ile ezilir.süt kaynayınca içine vanilya eklenir.ayrıca bir başka tencerede pirinçler biraz üstünü geçecek kadar su ile haşlanır ve kaynayan sütlaca eklenir.biraz daha kaynatılıp nişasta karışımı eklenir tabi sürekli karıştırılır bu arada.E n son yumurta sarısı çırpılır ve sütlaçtan bir kepçe eklenip tabakta hızlıca çırpılır ve sütlaca eklenir ve karıştırılır.Daha sonra 5 dk pişirilip kaselere bölüştürülür ve su ile dolu tepsiye dizilir.Tepsinin yarısı su olacak.200-250 derece fırında sadece üst ızgara açık olacak şekilde üstü yanıncaya kadar pişirilir.İsteğe bağlı tabi ben çok yanık seviyorum:)Sonra soğutulup üzerine kavrulmuş fındık dökerek servis edilir.Afiyet olsun.
Ben bu satırları yazarken bu sütlaçlardan eser kalmadığını belirtmek isterim:):):)

HAFTASONU GANİMETLERİ



 Durişko adidaslarına kavuştu.
 Anne tantitoniden bu cici kalıpları aldı.
 LCWden bu şalı ve aşağıda gördüğünüz cicileri aldık bu haftasonunda:)))

Ayrıca Durişkodan manzaralar



10 Nisan 2012 Salı

SAHALARDA BİR KOKOŞ


Dün Duruyu biraz dışarı çıkaralım dedik.Kendisi sanki partiye gidiyordu:))Çok kokoş oldu; kürk leopar tayt falan.Tabi bu annesinin işi.Çocuk hiç yürüyüşe böyle gider mi?Çek eşofmanını öyle çık değil mi:)

EN KISA SÜREDE

Bu saksılara çiçek dikilip mutfağımı şenledirmeleri bekleniyor.

7 Nisan 2012 Cumartesi

ÖNCESİ SONRASI

Malum bahar artık bize o çok beklenen yüzünü göstermeye başladı.Tabi bununla birlikte Eda kışın aldığı o fazla kiloları nasıl vereceğinin derdine düştü.Bütün kış o oturma senin bu gün benim sürekli gezip bol kalorili hamur işlerini bir güzel yiyen ben baharla birlikte kendine gel sinyali vermeye başladım.İnanamıyorum kendime cidden kilo aldım ya.Sanırım emzirmeyi bırakmamın da büyük etkisi oldu bu kilo alışta.Herneyse geçmişe bakıp kendime veryansın etmenin bir faydası yok.Önümüze bakmalıyız değil mi?Geçenlerde yani ben bu durumu kabullenmeden bir gün evvel eşimle köfte yemeğe gittik.İşte bu öncesi:))Sonrası ise artık yürüyüş yapmaya başladım.Geçen gün arkadaşımla o kadar güzel yürüdük ki ve sonunda aletlerle çalıştık.Eve geldiğimde de kendime güzel bir karışık salata hazırladım.İşte ben baharın geldiğini bu salatadan anladım.Herkese mutlu haftasonları:))))

6 Nisan 2012 Cuma

PEPE KEYFİ BÖYLE OLUR


 Resmen keyif yapıyor.Henüz arabasını dışarıda kullanamadık ya evde tadını çıkarıyor.Binmek istiyor,beni sürün diyor,en güzeli pepeyi burada yayılarak izliyor.Keyf-i alem kızım benim...