18 Haziran 2012 Pazartesi

ÇAMAŞIRLIĞIN EN SEVDİĞİM HALİ

Miniğimin minnoş kıyafetlerinin çamaşırlığımızdaki bu hali sanırım çamaşırlığın en sevimli hali.Birde yanında yemeğe doyamadığınız bir balkon güzeli varsa daha bir güzel görünür gözünüze değil mi...


16 Haziran 2012 Cumartesi

HAMAM SEFASI


Uzun süredir buralara uğrayamadığımı belirtmiştim geçen postta ama blogumu sizleri o kadar çok özledim ki anlatamam.En kısa sürede bol bol güzel postlarla sahalara geri döneceğim inşallah.Bu postumun konusu perşembe günü kız arkadaşlarımla yaptığımız spa keyfi.Aslında ben bu SPA lafına uyuz olyorum hamam sefası işte:)))Ünyede bulunan bir yer gittiğimiz SPA.Tam 12 kız arabalara atladık ünyenin yolunu tuttuk.Sonra koşturma başladı.Önce spor,sonra havuz sonra sauna ardından buhar banyosu.Bu döngüyü birkaç kez tekrarladıktan sonra en son kendimizi hamama attık.Bir de güzelce keselendik.Ohhhhh amanın bu nasıl birkeyiftir böyle yahu.Attığım terin haddi hesabı yok.Hiç hayatımda böyle terlememiştim.O kadar iyi geldiki anlatamam.En son koltuklara kendimizi attığımızda yumuşacık hamur kıvamındaydık.Tabi bu kadar keyfi Ünye çakırtepede denize karşı karışık pidelerimizi mideye indirerek taçlandırdık.Kız kıza yapılan herşeyi çok severim ama hamam sefası ayrı güzel oluyor kesinlikle tavsiye ederim.Ayrıca canım kuzenim sevdoşumun düğününe kesinlikle gelin hamamı yapmayı kafaya koydum.Şöyle yemeli içmeli oynamalı falan ohhhhh.


Eve döndüğümde kolumu kanadımı kaldıracak dermanım kalmamıştı.Bir de terleme sürekli devam etti.Hatta dün sporda ekstra ter attım.Sanırım gözeneklerin açıklığı ile alakalı bir durum.Kendimi bütün kirlerden arınmış tertemiz hissettim valla.İnşallah bun kızlarla sık sık yapmaya karar verdik.Hepinize güzel mi güzel bir haftason diliyorum.




12 Haziran 2012 Salı

BURALARDAYIM

Son zamanlarda o kadar yoğunum o kadar yorgunum ve de o kadar hastayım ki sevgili arkadaşlarım blogumu fazlası ile boşladım,farkındayım.Aslında karneleri verdik derin bir oohhhhhhh beee dedik demesine ama seminer dönemide biraz yoğun geçeceğe benziyor sevgili milli eğitim bakanımızın gereksiz istekleri sayesinde.Bende 2 tane seminer istedi müdürümüz.Onları hazırlamakla uğraşıyorum.Onun dışında haftasonundan beri eşim ben ve sonunda minik kuşumuzda hastayız.Resmen çocuğa bizden hastalık geçti ya engel olamadık.Kafayı kaldıramıyorum ben şimdide minik kşum.Bu sabah saat 5 te uyandı ateşler içinde.Biz neyse de çocuğun hastalığı çok zor oluyor.Zaten yeterince az olan yeme içme tamamen bitti diyebiliriz.Sırf ilaç içirmek adına zorla bişeyler yediriyoruz.Umarım hepimiz kısa sürede iyileşir ve eski neşemize kavuşuruz ailecek.Tabi  hastalık dışında  günlerim çok yoğun geçiyor.Bu hastalık sebebiyle biraz ara vermiş olsamda yarın tam gaz devam edicem.Perşembe günü kızlarla havuz hamam sefası yapıcaz.İşte bu bana çok iyi gelecek.Herkesin aynı dilde güldüğü bu dünyadan size kocaman sevgiler...

6 Haziran 2012 Çarşamba

İLK SANAT ESERİMİZ Mİ DESEM

Durişko ilk serbest çalışmasını salonumuzun baş köşesindeki duvarımıza gerçekleştirmiş.Kendisini tebrik eder başarılarının devamını dilermiyiz bilemiyorum!

5 Haziran 2012 Salı

ÇINARIN GÖLGESİNDE SERİNLEMEK İSTEYENLERE

Başlıkla alakasızmış gibi görünse de aslında ben canım kuzenimin güzeller güzeli anne adayının çok sevdiğim yepyeni taptaze blogunu tanıtmak istedim siz sevgili dostlarıma.Evet çınarın gölgesinde blogunun sahibi canım teyzemin kızı demek az kalır kız kardeşim gibi olan birlikte büyüdüğüm birlikte güldüğüm ve ağladım her şeyden öte çok iyi arkadaşım olan kuzenimin taptaze bloguna göz atmanızı ve sabırsızlıkla aramıza katılmasını beklediğimiz oğluşumuz Çınarın maceralarını sizlerle de paylaşmak istiyorum.Beni yalnız bırakmadığınız gibi sedoşumuda yalnız bırakmayacağınıza tüm kalbimle inanıyorum.Sedoşun bloguna ulaşmak için buradan buyrun lütfen ÇINARIN GÖLGESİNDE

4 Haziran 2012 Pazartesi

TÜRKİYE'NİN EN KUZEY UCUNU SİNOP'U GEZDİM

Hafta sonu tam anlamıyla yerimde durmadım.Leyleği havada görmek bumu acaba:)Cumartesi günü okuldan öğretmen arkadaşlarımızla geziye gittik.Ancak ben cuma gününden annemlerle Çarşambaya gittim.Çünkü Duruya annem bakacaktı.Hafta sonu mesaisi:)))Cumartesi günü erkenden beni almaya geldi ekibimiz ve yolculuğumuz başladı.Öncelikle Samsun-atakumda güzel bir kahvaltı yaptık ardından yolculuğumuz devam etti.Sinopun şirin ilçesi gerzede bir mola verdik ve gerzeyi gezdik.Ardından Sinopa vardık.İlk durağımız tarihi cezaevi oldu.Hani şu dizide de vardı ya parmaklıklar ardında işte orası.Çok ürkütücü bir yerdi ya.O zindanı hücreleri görünce içim sızladı.İnsan gerçekten kafayı yer işte öyle bir yer.Bir sürü ünlü isim yatmış burada.B u iç karartıcı cezaevinden sonra kaleye gittik ve orayı gezdik.Ardından Sinopa gidince yenilmeden dönülmeyen mantısından yedik.Ben yarı cevizli yarı yoğurtlu tercih ettim.gayet güzeldi afiyetle diyeti falan unutarak mideye indirdim.ooooh ne de iyi yaptım.Yemekten sonra tekne turuyla sinopu denizden gezdik.Göbecikleri attık püfür püfür teknede.Sonraki rotamız türbeler cami ve müze oldu.En son Hamsilos koyunu da gezip Sinoptan ayrıldık.Çok keyifli bir geziydi.En yakın arkadaşlarımla bol bol eğlendik güldük oynadık.Bütün fotolarda üçüz haldeyiz arkadaşlarımla zaten bütün öğretmen arkadaşlarımız dalga geçti bizimle hepsi kızları diye....Dönüş yolunca atılan bolca kahkalarla yüzümüze derin çizgiler oluştursakda stres falan kalmadı hiçbirimizde.Ben Bafrana onlardan ayrıldım çünkü annemler Bafrada oturan anneanneme geldiler.Geceyi orada geçirdik ertesi gün eşimde oraya geldi ve dayımın yazlığında yapılan ızgaradan sonra biz fatsa ya geri döndük.Bu arada duru beni gün boyunca çıldırttı.O kadar çok öfkelendim ki mızmızlığına anlatamam.Neyse ki gece saat 22.00 gibi evimize vardık ve derin bir ohhh çektim.O kadar çok yorulmuşum ki.Eeee insan yerinde durmazsa bu hale gelir sonunda.İşte böyle bir hafta sonuydu benimki.Bütün hafta bu yorgunlukla geçecek sanırım ama olsun cuma günü büyük gün.Karne veriyoruz sonunda.Herkese güzel neşeli bir hafta sonun diliyor ve sizleri resimlerle baş başa bırakıyorum.








2 Haziran 2012 Cumartesi

EDA'NIN FAVORİ İLK 3'Ü:))

Listenin başını Kenan Doğulu-Bal gibi şarkısı ile almış bulunmakta.


İkinci sırada yine vazgeçilmezim Mustafa Ceceli-Es alıyor

Ve üçüncü sırada Burcu Güneş-Eflatun-Çıkmaz Sokaklar var.

Bu aralar dilimden düşmeyen şarkılar bunlar.Müzik gerçekten ruhun gıdası,kim demişse doğru demiş.